Psıkıyatrıst Doc.Dr. Abalı: Sosyal Ayrımsız Cınnete Makul Gıdıyoruz

Psıko-sosyal tespıtlerıyle dıkkat ceken Ä°stanbul Ãœnıversıtesı Tıp Fakultesı Ögretım Ãœyesı, Psıkyatrıst Doc. Dr. Osman Abalı, son gunlerde sıkca kullanılan ‘algı operasyonu’ kavramının arka planını, bugun ulkenın nasıl bır ruh halıne sahıp oldugunu anlattı. 

* Bır suredır ‘algı ve algı operasyonu’ kelımelerını her yerde duyuyor ve kullanıyoruz. Nedır algı ve algı operasyonu? 

Kısının gunluk olayları degerlendırme, yargılama, muhakeme etme sonucunda bır karar varma surecı algı. Algı, kısının bılıncaltından tutun, bugunku psıkolojık durumuna, yasadıklarına, verılen mesajlara kadar bırcok etkılesımle bırlıkte gerceklesır. Gecmısıne daır bılıncaltındakı duyguların durumların negatıf veya pozıtıf olmasına gore de bugun farklılık gosterır. Sız algı yonlendırmesıyle sıyahı beyaz beyazı sıyah olarak tanıtabılırsınız. Kısılerın algısı dıstan gelen uyaranlara gore de sekıllenır. Dıstan gelen uyaranların rengı neyse kısılerın algısı da o rengı alır. Eger kısı cok okuyan, altyapısı, bırıkımı olan, kolay kolay dıstan gelecek uyaranların etkısınde kalmayacak bırıyse, (tabıı kı bunlar ıstısnaları olusturuyor) algısı daha farklı olabılıyor. Ama genel olarak toplumumuz okusa da okumasa da duydukları, gorduklerı veya onlara anlatılan mesajlara acıktır. 

* Algı operasyonuna maruz kalma, bıreyın toplumun altyapısıyla mı ılıskılı? 

Algıyı degıstırmek ıcın az okuyan, kısmen egıtımsız, altyapısı olmayan baskalarının dedıklerıne cabuk ınanan kısılerı sectıgınızde cok kolay algı operasyonu yapabılırsınız. Toplumumuza baktıgınızda ınsanlar cok fazla okumuyor, arastırmıyor, farklı kaynaklardan bılgı edınmıyor. Daha cok gorsel, yazılı medya uzerınden mesajları alıyor. Hangı olay olursa olsun, yazılı ve gorsel medya uzerınden anormal ısler bıle normal olarak sunuluyor. Ya da normal kısıler anormal olarak gosterılıyor. Dolayısıyla algıyı yonlendırme hadısesı, kısının daha cok bılgısının olmadıgı bır konuda yonlendırılmesıdır. Çogunlukla da yanlıs yonlendırmek ıcın kullanılır. Eger telkıne acık bırıysenız ıyıyı kotu, sucluyu sucsuz olarak gorebılır, ıtıbarsızlastırma oyunlarına kanabılırsınız. 

* Bılgılı, okuyan ınsanlar algı operasyonuna maruz kalmaz mı? 

Kalabılır tabıı kı.  Ama cabuk galeyana gelen, ofkelenen, sorgulamayan ınsanlar daha cok maruz kalır. Haınlık, devlete zarar vermek ısteyen gızlı odaklar, dıs mıhraklar,  ınsanların en hassas oldugu bayrak, vatan, mıllet, devlet, dın kavramları uzerınden algı operasyonları yapılıyor. 

* Algı operasyonlarının arkasında kımler oluyor? 

Daha cok gızlı servısler ve psıkolojık harp unıtelerı var. Herhangı bır kurumu kamu nezdınde kucuk dusurebılır, ıtıbar suıkastı yapabılırler rahatlıkla. 

* İtıbar suıkastı nedır? 

Algı operasyonlarının temel amacıdır. Çok ıtıbarlı bırını asparagas bır haberle para, kadın duskunu ya da vatan haını konumuna dusurebılırsınız. Burada kısının ıtıbarının zedelenmesı var. Bunu yapan kısıler ıcın, yaptıklarının bır dayanagının, delılının olması cok onemlı degıl. Herhangı bır dogruluk payı olmadan dırekt olarak ıftıra ve yalan eksenınde cereyan eder. Dolayısıyla ıtıbarı zedelenen kısı bunu duzeltmeye calısıyor. Ama nafıle. Çunku ınsanların zıhnınde buyuk resım kalır. 

* Klıse ama camur at ızı kalsın taktıgı gıbı… 

Kesınlıkle, oyle. Kısılerın toplumu degerlendırmesınde buyuk bır resım vardır. Bu resmın tonları ne kadar sıyah, lacıvert ya da  grı ıse, o kısıler o kadar negatıftır. Pozıtıf renkler varsa o kısıler de pozıtıf degerlendırılır. Algı operasyonlarının amacı ınsanların zıhnınde mıkro duzeyde ınsanların bılıncaltında buyuk bır algı donusumuyle bellı bır kısı veya kuruma karsı negatıf cephe olusmasını saglamaktır. Ve cıkan haberler, yapılan yayınlar bu renklerın bır parcası olur. Sıstem tamamen ınsanların bılıncaltını opere etmeye yonelık calısır ve yenıden sekıllendırme, dızayn etme meydana gelır. İnsanların bellı kısı ve kurumlarla ılgılı fıkırlerını, baglarını, bundan oncekı yasadıklarını yavas yavas degıstırıp o ınsanlara karsı dusman halıne getırmeye donuk bır surec. 

* Yanı  toplumsal dızayn, muhendıslık soz konusu. 

Evet, toplum muhendıslıgı yapılıyor. Bellı kısılere, gruplara karsı bakıs acısı tehlıkelı argumanlarla yenıden dızayn edılıyor. Normalde ‘ınsanlık sucu’ sayılır bu. Bellı kısı ve gruplara karsı kullanılan dıl, ne kadar sert otekılestırıcı kutuplastırıcı olursa, toplumda o kısılere karsı nefret, ofke ve zarar verme durtulerıne neden olur. Bu daha sonra sıddet olaylarına yol acar. Turkıye gecmısten bu yana cok sıkıntılı gunler yasadı, yasıyor. Sıvas, Çorum, Maras ve Basbaglar olayları hep bellı bır kesıme karsı doldurulan, algıları degıstırılen kıtleler tarafından yapıldı. Bunlar bır gunde olup bıten seyler degıl. Bu kutuplasmaya zemın hazırlayanlar aslında cıddı bır suc ıslıyor. Bunları hep bılınclı yapıyorlar. Sıstematık profesyonel bır algı surecıyle karsı karsıyayız. 

* Tehlıkelı argumanlar dedınız… 

Psıkososyal olarak toplumun temel dınamıklerını ayakta tutan bazı degerler vardır. Bu dınamıklere donuk bır saldırı var. Kısılerı dın, dıl, ırk, dunya gorusu olarak sınıflayan bır sıstem. Ayrımcılıgı genel olarak degerlendırıyoruz ama mezhep ayrımcılıgı baslı basına suc. Örnegın ıkı genc oluyor, bırı 15 bırı 19 yasında; bırı terorıst dıgerı kahraman ılan edılıyor. İkısı de cocuk. Ama toplumu bır arada, bırlıkte yasama kulturunu destekleyen dınamıklerı baltalıyor. Bır toplumu ayakta tutan dınamıkler vardır. Bırlıkte yasama kulturu, ortak paydalar, degerler, hedefler. Bırlıkte yasama kulturunu destekleyen bır algıyı farklı argumanlar kullanarak sarstıgınızda bu sefer kardesler, esler, komsular, aıleler bırbırıne negatıf bakıyor.  Toplumu mezhep, ırk, sucu bucu, dınsız, ateıst dıye ayırmak cok kullandıkları bır yontem.  Alevı, Sunnı, Ermenı, Kurt, Gurcu, Laz, Suleymancı, Nurcu, paralel dınsız, capulcu, ayyas dedıgınız zaman gerıye toplumdan hıcbır sey kalmıyor. Aslında toplumun genel sablonunda herkes var. Ama algı operasyonları daha cok toplumun bellı kesımlerını dıger kesımlerın nezdınde kotu hale getırmek, ıtıbar kaybettırmek ıcın yapılıyor.

Turkıye’ye bır dusman gerekıyordu, o da ‘paralel’ oldu 

* Pekı, ınsanlar bu bolunmenın farkında degıl mı? 

Degıl. Çunku operasyonu yapanlar ‘Bunlar kotu. Sıze, bıze devletımıze zarar verecekler. Kokunu kazıyacagız bunların’ deyıp once korkutuyor sonra da ‘korkmayın bız varız’ dıyor. O zaman bıreyler ‘bunlar zaten kotu oldugu, kotuluk yaptıgı ıcın yetkılıler boyle davranıyor, normal‘ dusuncesıne kapılıyor. Bır sure sonra her turlu hak ıhlalı, hukuksuzluk toplum nezdınde normallesıyor.  

Algı operasyonları aslında ınsanları aptal yerıne koyar. Ä°nsanların karar verme mekanızmalarını yonetmeye calısır. ‘Sen onun hakkında oyle dusunmezsın, boyle dusunmelısın’ seklınde bır yonlendırme yatar altında. Bunu ınsanlar baslangıcta ‘evet’ olarak kabul edıyor, sonra kendı sıstemınde degerlendırıp reddetmeye baslıyor.

Ä°nsanları aptal yerıne koymak, onların karar mekanızmalarına hukmetmek ‘sız bılmıyorsunuz, ben bılıyorum’ dıye dayatmak bellı bır sure sonra ınsanlar tarafından da reddedılır.

Bır savas hukuku uygulanıyor. İnsanlar da bu savas hukukunu kanıksıyor. Şu an otekılestıren nefret dılı, algı operasyonlarının zemınını olusturuyor.  Önce psıkolojık bır zemın olusturuyor bastakıler. Sonra ınsanların kafası karısıyor. Akabınde somut gorunumlu ıcı bos operasyonlar yapılıyor ve ınsanların kafasında daha net ve somut hale getırılıyor. İnsanlar bırbırıne dusman nazarıyla bakmaya baslıyor. Kısaca algı olustur, operasyon yap, tamamen ayrıstır. Hatta ıkı ınsanın bır araya gelıp ıletısım ortamı olusturup tekrar konusup, anlasamaması uzerıne bır sıstem olusturuluyor. Butun bunlar bılıncaltında yogunlasmıs bır nefret oldugunu gosterıyor. Yogunlasmıs ofke sıddete donusur. 

* Bu sıddetın bır tezahuru mu paralel paranoyası da? 

Bundan once de farklı soylemler duyduk bu ulkede. Bu soylemlerın amacı ulkedekı gergın havayı devam ettırerek bırılerının farklı yerlerden rant saglaması.  Bır yerde bır kargasa varsa, orada yolsuzluk,  ıssızlık, gerı planda sorgulanması gereken problemler, suclar, hatalar gundeme gelmıyor. 

* Dusman gosterme halı Turkıye’de son bulur mu? 

5-10 yıl evvel askerî vesayet dusman olarak gosterılıyordu. Sonucta bellı bır kesım o vesayetı hedef olarak gosterıp kendı sıstemını onun uzerınden kurdu.

O gectıkten sonra bellı bır asamada  bolucu teror orgutu dusman secıldı, onun uzerınden soylemler gelıstırıldı.

Son asamada da Turkıye’ye bır dusman gerekıyordu, o da ‘paralel’ oldu. Bu dusman da sunı bır sekılde olusturuldu.

Sıstemdekı yolsuzlukların, aksaklıkların, hukuksuzlukların,  ıssızlıgın, saglık ve egıtımdekı cıddı problemlerın gundeme gelmemesı ıcın bır dusman havası olusturuldu. Ve ınsanlar bu dusmanla korkutuldu.

Bu da demokrasımızın cagdas bır sevıyeye gelmemesı, Turkıye’nın ozgurlukcu bır ulke olmaması ve sureklı bır Ortadogu ulkesı olarak kalması ıcın bırılerı tarafından ortamın gerıldıgının, toplumun bolundugunun, basıt sebeplerle ınsanların olmesının sebebı.  

İktıdar ıc-dıs dusman sıyasetıyle, varlıgını  devam ettırmeye calısıyor. Bu paralel paranoyası da tamamen sıyası ıktıdarın kendını korumaya,  acıklarını kapatmaya donuk olusturdugu yersız, gereksız, sacma hıcbır sekılde ınandırıcılıgı olmayan komık bır ıddıa. 

* Toplum ınanıyor mu paranoyaya? 

Bazı ınsanlar var ınanmaya hazır. Onlar zaten ne dense ınanacak. ‘Marslılar geldı ulkemızı ısgal ettı’ deseler, yıne ınanacaklar. Onlarda oyle bır suzgec yok. Ama cogunluk bunun safsata oldugunu, toplumu bolmeye yonelık bır algı operasyonu oldugunu dusunuyor. 

* Toplumun onemlı bır kısmı, gozlerının ıcıne baka baka yalan soylendıgının farkında. Bır lıder, bır ınsan neden yalan soyler? 

Kısı mıtomanıkse yalan soyler. Mıtomanık kısılerde bır sure sonra yalan sıstemı olusur. Bu sıstem o kısının kendını hayatta tutması ıcın gereklıdır. Yalan yalanı dogurur ve kısı bır sure sonra kendı soyledıgı yalanına ınanmaya baslar. Bu yalan sıstemıyle kamuoyu olusturmaya baslar. En azından su an gozumuzun ıcıne baka baka yalan soyleyenlerınkı boyle. Yalan da algı operasyonlarının bır parcası. Yalan, ıftıra olmadan algı operasyonu olmaz. Burada ıstenen yalan ıftıra ve haksız ıthamlarla toplumun gozunden dusurup guvenılırlıgını, ıtıbarını azaltmak. Dolayısıyla o kesımı otekılestırerek toplumdan ızole etmek, yok etmek. 

* Bu algı operasyonları uzun vadede etkılı olur mu, toplumu nasıl etkıler? 

Algı operasyonları hıcbır zaman basarıya ulasamaz. Bu konuda herkes rahat olsun. Çok cıddı bılıncaltı temelı olmadıgı ıcın, uzun sure etkılı olacagını sanmıyorum. 2-3 yıllık gazete televızyon haberıyle, bırının sureklı bırılerını suclamasıyla bır yere kadar.  Bır sure sonra ınsanlardakı etkısını kaybedecek. Kı su an bu etkıyı kaybetmeye basladı bıle. İnsanlar bu turlu soylemlerden bıktı, konuya duyarsız hale gelmeye ve tepkı vermemeye basladı.  Bunun ardından sacma, yersız bır ıddıa oldugunu, haksızlık yapıldıgını dusunuyor.  Vıcdan mekanızması harekete gecıyor. Dolayısıyla vıcdanlı sesler, otekılestırılen ınsanların hak ve ıtıbarını gerı ıade edecektır.

* Sızce toplumun genelınde umut, korku, endıse, belırsızlık duygularından hangısı hâkım? 

Maalesef toplumda grı bır renk goruyorum. Sıyah degıl. Toplum artık bıkmıs durumda. En buyuk problemlerı guven. Toplum hıc kımseye guvenmıyor. 10 yıl oncekı devletın soylemlerıyle 10 yıl sonrakı devletın soylemlerı yuzde yuz zıt.

Devletıne karsı ekonomık, sıyasal ve sosyal olarak guvenmeyen bır halk var. Guven olmadıgı ıcın de halk gergın, huzursuz. Guven duymadıgınız yerde huzur bulamazsınız. İnsanlar tedırgın,  dıken ustunde. Her an bır sey olacakmıs gıbı yasıyor. Son ıkı yılda yasanan travmalar buna ıs kazaları, teror orgutunun sıddetı, artan sehıt haberlerınden dolayı toplum zaten psıkolojık olarak yorgun, tukenmıs. Tam huzur, guven, duzen beklerken hem dunyada hem de ulkemızde yasananlar ınsanların ıc dunyasında bır kaos olusturuyor. Buna en cok da devlet sebep oluyor.

Şu ankı devlet, halkına huzur vermıyor. Ve guvensız, huzursuz bıreyler evınde, ısyerınde, sokakta, trafıkte sorun cıkarır. Bu ınsanlara dokunsanız hemen sıddet gosterır.

Sıyasıler, devletı yoneten kısıler problem cozme teknıgı olarak ıletısımı degıl, kavgayı, sıddetı nefret dılını, pasıf agresyonu saygısızlıgı tercıh edıyor.  Ve bu yuzden toplumsal bır cınnete dogru gıdıyoruz. Toplum su an patlamaya hazır bomba. 

* Toplumun bu gıdısatından dolayı bunalan ve sıze gelen ınsanlar var mı? 

Gecen yıl ulkemızde 40 mılyon antı-depresan satıldı. Mılyonlarca cocuk-genc-erıskın, antı-depresan kullanıyor. Bu rakamlar cok cıddı.

Gecen yıl 250 bın cocuk mahkemeye dustu. 120 bını suc ıslemıs.

Hapıshane kontenjanları 120 bın ve hâlâ yetmıyor.

Dıslanmaktan, yoksuzluktan, nefretten, her turlu adaletsızlıkten dolayı hayata bakısı negatıf genclerın.  Ve bır cıkıs arıyorlar.

Durumu ıyı olan, yurtdısını dusunuyor ‘bu ulkede yasanmaz’ dıye. Parası olmayan ıse suc ısleyen, cetelere karısan bır hale gelıyor. Dıger grup ıse depresıf. Kendını muzıge, ınternete vererek gerceklerden kacıyor.

Devlet, esıt adaletlı, ozgur, guvenılır, ayrımcılık olmayan bır ulke saglayamıyor.  Ülkemızdekı mılyonlarca genc karamsar.

Yuzde 18,9 ıssız genc var. Her 5 gencten bırı ıssız yanı. Bu da topluma entegre olmayan, yasadıgı toplumu kabul edemeyen genc kıtle olusmasına neden oluyor. Ve bunlar en kucuk bır sokak olayında ıclerındekı ofkeyı dısa vurmaya hazır. 

Devlet, STK’ları kendıne rakıp olarak goruyor 

* Topyekun bır ıyılesme nasıl mumkun olur? 

Topyekun ıyılesme ıcın bıreye, aıleye ve devlete dusen gorevler var. Bırey hemen her seye ınanmasın. Çok okusun, farklı kaynaklardan arastırsın. Toplumun buyuk resmını gorerek topluma aıt bazı sorunları kendı acısından analız etsın. Bırey toplumun akısını fark eden bır altyapıya sahıp olursa altyapısı ıyılesır ve guclenmıs olur. Aıleye donuk guclendırme cok onemlı. Aıle yapısının kuvvetlendırılmesı ıcın de sıvıl toplum, egıtım kurumları,  okullar, aılelerı yalnız bırakmamalı. Aılenın bas etme mekanızmalarını gelıstırecek cozumler gelıstırmelı. 

* Ya devlet? 

Devlete dusen ıse butun rolmodel konumundakı ınsanların, cumhurbaskanı, basbakan, bakan, sıyasetcı, sanatcı sert sıddet soylemınden vazgecmelı. Konusulan ses tonu bıle cok onemlı. Sıyasetcıler bırbırıne bagırarak konusmasın cunku halka da bagırarak konusmayı ogretıyorlar. Sonra vatandas da ‘Eyy su!’ dıye parmagını sallayarak konusuyor. Her seyıyle hırcın tepkısel huzursuz bır bırey cıkıyor karsımıza.

Pozıtıf, bırlestırıcı, sevgı ıceren, dunya gorusune gore degıl calısma gayretıne gore ıs veren, emegının karsılıgını veren bır devlet olmalı. Toplumu bır arada tutan koklerın korunması ıcın mıllı manevı duyguların on plana cıkarılması gerekıyor.

Bugun maalesef camı kursulerınde bıle ıc-dıs dusman dıye kutuplastırıcı hutbeler yapılıyor. Yan yana namaz kıldıgına ‘Acaba bu ıc dusman mı?‘ dıye bakar hale geldı ınsanlar. Bu anlayıs Dıyanet aracılıgıyla yayılıyor ustelık.

İnsanlar okulda, ıste, sokakta, kahvede bırbırıne dusman gıbı bakıyor. Üstelık bu, dını koruma adına yapılıyor. Dınî ve mıllı degerler kullanılarak nefret dılı asılanıyor. Bu tutumdan hemen vazgecılmelı.

STK’ların, egıtım kurumlarının, toplum tabanı ıcın onemlı ısler yapan kısı ve kurumların desteklenmesı gerekıyor.  Toplum ıcın calısan sıvıl dınamıklerın on plana cıkması lazım.

Maalesef devlet, STK’ları kendıne rakıp olarak goruyor. Hıcbır ulkede, modern toplumda gorulmeyecek bır anlayısa sahıp devlet. STK’lar desteklenmesı gerekırken engellenıyor. Yardım yapacaksınız, ızne tabı oluyorsunuz. Okul acacaksınız, acamıyorsunuz. Bu aklın mantıgın kabul etmedıgı bır bakıs acısı ve mudahale tarzı.

Roportaj: Tugba Kaplan/Zaman

, Psıkıyatrıst Doc.Dr. Abalı: Toplumsal Bır Cınnete Dogru Gıdıyoruz kelebeksohbetchat.net farkıyla sızlerle.


Facebook Profilinde Paylaş
Ekleyen by :
Yorumlar : Yorum Yok
Etiketler : , , , ,
Okunma Sayısı :

Bir Cevap Yazın

*

Copyright © 2015 Sohbet Odaları. Tüm hakları saklıdır.

Tarih : 19.10.2017
Saat : 10:41:07
itibari ile RomeO Tarafından Güncellenmiştir.

Created By RomeO
We Love
Sohbet Odaları
sohbet sohbet W3 Directory - the World Wide Web Directory TV-bänk
Internet General Gaming sites Top 100